26 Şubat 2012 Pazar

Merhaba Dünya


Güneşli  bir güne uyandım bu sabah.  Aslına bakarsanız bu dünyaya  gözlerimi açtığım ilk gün diyebilirim.  Yatağım çok rahat. Ama çok acıktım. Biraz ağlasam birileri sesimi duyarmı  diye düşünürken  sanırım cenneten  bir melek beni kollarına aldı. Evet , evet ! Böyle büyülü bir kokuya sahip bu kadar güzel bir kadın ancak bir melek olabilirdi. O zaman bilmiyordum ama ileride ona anne diyecekmişim. Ne kadar güzeldi. Kahverengi uzun saçlarına taktığı kırmızı bandı, simsiyah gözleri ve huzur dolu gülümsemesiyle beni ne kadar sevdiğini  çok güzel hissettirebiliyordu.  Bir güzel karnımı doyurduktan sonra dünya yakışıklısı, gözleri çakmak çakmak bakan bir adam yanımıza geldi, annemin elini tuttu ve anneme  ‘Prensesimiz güzelliğini senden almış.’  dedi. O an çok mutlu oldum. Demek bir de prensesmişim. Peki ama bu adam kimdi diye düşünürken birden kendimi kollarında buldum. O an dünyalar yakışıklısına aşık olmuştum. Uzun boylu ,güçlü adam gözlerini bir an bile üstümden alamıyor beni devamlı seviyor bana prenses diye hitap ediyordu. İlerde öğrenecektim ki elini hiç bırakmak istemediğim ve beni kucağına alır almaz huzur bulduğum bu yakışıklı aslında hayatım boyunca beni her türlü kötülükten koruyup kollayacak, her konuda yardım edip beni destekleyecek olan babammış. Kokusunu içime çektim ve çeker çekmez uykuya daldım. Uyandığımda içinde olduğumuz  küçücük odanın içi insan kaynıyordu. Anlamıyordum bu sevinç niye? Herkes birbirine bakıp beni konuşuyordu. Hemen başucumda gözlerinin etrafı çizgi çizgi olmuş ama yinede yılların güzelliklerini eskitemediği iki yaşlı kadın vardı. Bana bakıp anneme mi yoksa baba mı benzediğimi  konuşuyorlardı.Bu iki tatlı kadından  ileride nasıl yemek yapılacağını, nasıl kazak öreceğimi  ve nasıl kahve falına bakacağımı öğrenecekdim. Zamanında onlar annemi ve babamı bir an için sevgilerini eksik etmeden büyütmüş, ateşleri çıktığında başlarında beklemiş, bir çok sınava hazırlamış, evlendirip bugünlere getirmiş ninelerimdi. Onları sevmiştim. Biraz ötede ki üçlü koltukta ise yine ilerde en çok nazımın geçeceği dedelerim oturmuş sohbet ediyorlardı. Sanırım bugünlere nasıl geldiklerini konuşuyorlardı. Benim doğmam onlara biraz daha yaşlandıklarını hatırlatıp eskiyi düşündürmüştü. Konuşmalarına kulak kesilince anladım ki ikisinin de güçlü kırallardan farkları yoktu . Az evvel başucumda duran bu insanlar hayatın iyi ve kötü günlerini hep birlikte geçirmişlerdi. Sevinçleri hep birlikte kutlamış, sıkıntılı günleri  ise omuz omuza vererek atlatmışlador. Zamanla birbirlerinin kopmaz parçası haline gelmişler. Sanırım doğumumla birlikte ben de onların bir parçası olmuştum ve henüz ne olduğunu bilmediğim sadece hissedebildiğim aile kavramını yeni yeni öğreniyordum .Onların bir paçası olmak için sadece dünyaya merhaba demem yeterli olmuştu ve ben hepsini şimdiden çok sevmitim. Bir kaç saat sonra odaya bağıra çağıra çılgın bir adam girdi. Babama çok benzeyen bu genç adam  beni kucağına alıp büyülenmiş gibi bana baktı ve dedi ki ‘ Ne yani amca mı oldum ben şimdi?’. Beni ilk görüşte bu kadar çok seven, bu çılgın adam ancak amcam olabilirmiş zaten. İlerde anlayacaktım ki  Şimdi bana uzak olan bu anne,baba , amca,nene, dede gibi kavramlar aslında beni ben yapan ve bir parçası olduğum ailemin olmazsa olmaz üyelerinin takma isimleriymiş. Dünya tanıştığmıza memnun olduğumuz bir de keşke hiç tanımasaydım dediğimiz insanlarla doluymuş  ve zamanla hepsi dünya üzerindeki kısa misafirliğimizin birer parçası olurmuş. Ama hayatımızın öyle bir parçası varmış ki o parçada ne tanışdığıma memnun oldum ne de keşke hiç tanımasaydım deyebileceğimiz insanlarmış ve anlayacaktım ki  bu insanlar bizi biz yapan, hiçbir zaman silemeyeceğimiz bir yanımız, hayatta var olma sebebimiz olan ailelerimizmiş. 

10 yorum:

  1. Çok sade akıcı geçmişin,gözlerinizi açtığınız anın ve hayatınızın olmazsa olmazı olan ailenizi anlatan bugünlerin,geçmişin anılarıyla bugünün keşif ve duygularını birleştirmiş olduğunuz değerli bir eser olup çok güzel...

    Sade akıcı sürükleyici...
    Farkı yaratan üsluptur,farkınız var.Gecenın 2 sinde yazınızı sonuna kadar okuyabildiğime göre...

    Not: Sizi bloger takipçi listeme alıyorum,ayışığının yazılarını okurken yorumlarında isminize gözüm ilişti ve değerli üslubu keşfetmiş oldum...

    VanilyaÇİlek'e Saygılar.

    YanıtlaSil
  2. Bu güzel yorumunuz için çok çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurulah güzel olan tek şey sizin yazınız...

      Değerli kaleme saygılarımla şiir şiir aşığı dostundan...

      Sil
    2. 2. Resim ne güzelmiş öyle ya kedi sarmış bebeciği seviyor okşuyor,iki sevimli birbirini...

      Kedileri sevmişimdir;ama hiç kedim olmamıştır annem sevmediği için onları...:(

      Sil
  3. Benim kedim doğurdu 5 tane yavrum var şuanda:)

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel çok sevindim mini mini yavruları daha bir tatlıdır.Benim de kedim olsaydı ip yumağıyla oynasaydı,arada bir bacağıma dolanıp bırakma beni yalnız bensiz oynama dercesine sarsaydı beni.Gözlerini güneşin göz alıcı ışığına karşı kısar bakardı bana o şirin bıyıkcıklarıyla da daha bir şirin dururdu;ama kedimin olma ihtimali yok artık çünkü benimde tavşanlarım var ve kedilerle araları iyi hiç değil...

    En son sokakta gördüğüm ayağıma dolanıp beni sarmalayan seven kediciği getirmiştim eve,benim özgülüme pençe sallayacaktı dedem kediyi ötelemese,ben onların birbirine zamanla alışacağına inanıyordum ama dedem azıttı ilkin yakaladı dedemimi ikinciye profosyonel davrandı yakalayamadım...

    Davşancıklarımdan da bahsedeyim ilk başta iki tane idi,ÖZgün ve yaman sonra komşu bir tane verdi,komşunu verdiği davşan erkek davşan çıkınca üreme sezonu geldiğinde sayamaz oldum yavruları.Şu an 20 ye yakın davşanım var hepsine isim koyamıyorum haliyle zaten karışıyorlar beyazcıklar meyazcıklar,gözleri gün batımın kızılılığını andıran renkte,mini miniler bir hal ve hareketleri var görsen bi şirinler öpüp koklayasım geliyor davşanlarımı(Öpmedim de sayılmaz :) ) yazın salınca sevinçten özgürlükle kucaklaştıklarından dolayı bir hoplayıp zıplıyorlar ki işte o zaman seyirlerine doyum olmuyor...

    Kedilerinizle davşanlarımı danıştırak mı ne dersin?

    (Kedilerinizin fotoğrafını görmek isterim;davşanlarımın şirinliklerini görmek için bloguma bakabilirsiniz,fotoğraflarım kategorisine...)

    YanıtlaSil
  5. Bulunduğum konum itibariyle o dediğiniz biraz imkansız Mesut Bey :) Tavşanlarınıza baktım çok tatlılar Allah bağışlasın en yakın zamanda benim ufaklıkların resimlerini yüklemeye çalışacağım.

    YanıtlaSil
  6. Tez zamanda bekliyorum resimleri özellikle senin yavrular-ufaklıklar büyümeden :D

    YanıtlaSil
  7. Bu arada yorumlarına onay sistemi getir yoksa kötü şeler olabiliyor demedi deme geçen bana gizliden birisi küfürler saymış mecburen onay sistemine geçtim...Şiddetle tavsiye ederim,ne insanlar var bilsen...

    YanıtlaSil